| object |
: |
nesne,konu |
| oblique |
: |
eğik, oblik |
| observation |
: |
gözlem |
| obtain |
: |
elde etmek |
| occur |
: |
ortaya çıkarmak, oluşturmak |
| octal |
: |
sekizli |
| ocular |
: |
göz merceği, göze ait, gözle ilgili |
| odd |
: |
tek |
| odor |
: |
koku |
| OEM (original equipment manufacturer) |
: |
aygıtın orijinal üreticisi |
| off |
: |
kapalı |
| off-line |
: |
işlev dışında işleme |
| offset |
: |
planlananın ve istenenin dışına çıkma, kayma |
| oil |
: |
yağ |
| oligonucleotide |
: |
kısa ve tek sarmallı nükleik asit |
| on |
: |
açık |
| oncogene |
: |
kanser gelişimi ile ilişkili gen |
| on-line |
: |
işlev sırasında işleme |
| onsite |
: |
işbaşı, işin yapıldığı yer |
| opaque |
: |
saydam olmayan |
| operate |
: |
işletmek |
| operation |
: |
işletim |
| opposite |
: |
karşıt, zıt |
| optimum |
: |
en uygun |
| optional |
: |
isteğe bağlı |
| oral |
: |
ağız yoluyla, ağıza ait |
| orbit |
: |
yörünge |
| orbital |
: |
yörüngesel, göze ilişkin |
| order |
: |
düzen, emir, sipariş |
| ordinary |
: |
olağan |
| ordinate |
: |
grafikteki düşey eksen |
| organa sensum |
: |
duyu organları |
| orientation |
: |
uyum |
| orifice |
: |
delik |
| origin |
: |
köken, başlangıç noktası |
| original |
: |
özgün |
| original equipment manufacturer (OEM) |
: |
aygıtın orijinal üreticisi |
| orthogonal |
: |
dikgen |
| orthogonality |
: |
diklik, perspektif kurallarına uyumluluk |
| oscillation |
: |
dalgasal hareket |
| oscilloscope |
: |
dalgasal hareketi ölçme ve görmeye yarayan aygıt |
| osmosis |
: |
geçişme |
| ossification |
: |
kemikleşme |
| osteoblast |
: |
genç kemik hücresi |
| otherwise |
: |
aksi taktirde, başka türlü, başka bakımdan |
| outcome |
: |
son, sonuç |
| outdoor |
: |
bina dışı |
| outlet |
: |
çıkış yolu |
| outlier |
: |
normal olanın veya genel topluluğun dışına taşan |
| outline |
: |
ana hat |
| out-patient |
: |
ayaktan hasta |
| output |
: |
çıkış, çıktı |
| oven |
: |
fırın |
| overall |
: |
tümüyle, genel |
| overestimation |
: |
normalinden fazla hesaplama |
| overflow |
: |
taşkın, taşma |
| overlap |
: |
üst üste gelme, örtüşme |
| overlay |
: |
örten tabaka; üste gelen katman; kaplamak |
| overload |
: |
fazla yüklenmiş |
| oxidant |
: |
yükseltgen |
| oxidation |
: |
yükseltge(n)me |
|