H


haemangioma : kılcal damarlarda oluşan ur
haematoma : içi kanla dolu şişlik
haematopoietic system : kan yapıcı organlardan oluşan sistem
haematuria : idrarla birlikte kan gelmesi
haemoglobin : alyuvarda bulunan solunum pigmenti
haemolysis : hemoglobinin alyuvarlardan serbestleşmesi
haemorragia : kanama
half : yarı
half value layer (HVL) : bir ışınımın yoğunluğunu yarıya indirmek için gereken absorban materyalin kalınlığı
half-life : yarı ömür
halt : duruş
hamster : sıçan benzeri bir kemirgen
hand : el
handling : kullanım, elle işleme
hapten : organizmaya verildiğinde antijenik özellik göstermeyen ancak büyük proteinlerle beraber antijenik özellik kazanan madde
hardening : sertleşme
hardware : donanım
head : baş
heart rate : kalp hızı
heat : ısı
heavy water : ağır su
heavy water : ağır hidrojen atomu olan deuterium molekülünün yüksek konsantrasyonda bulunduğu su formu
heavy water reactor (HWR) : ağır su kullanan reaktör tipi
hecto : yüz katı (102)
heel : bir işlemin sonucu olarak tankta kalan herhangi bir sıvı
helicial : sarmal, büklüm
helmet : göz, boyun, yüz ve başın diğer taraflarını zırhlamak amaçlı bir aygıt
hepa filter : partikülleri süzerek steril hava sağlayan filtre
heparin : kanın pıhtılaşmasını önleyen madde
hepatitis : karaciğer iltahabı
hepatocyte : karaciğer hücresi
hepatoma : karaciğerde oluşan ur
heritage : kalıtım, kalıt, miras
hermetic : hava geçirmez
hertz (Hz) :
heterogen : özelliği her yerinde aynı olmayan
HEU (highly (or high)-enriched uranium : en az % 20 U-235 içerecek şekilde zenginleştirilmiş uranyum, silahlardaki oran yaklaşık % 90 U-235 şeklindedir
hexadecimal : onaltılık
hierarchy : öncelik sırası
high level radioactive waste (HLW) : çok özel işlem ve zararsızlandırma gerektiren yüksek düzeyde radyoaktif atık
high performance liquid chromatography (HPLC) : yüksek performanslı veya basınçlı sıvı kromatografi
high resolution (HR) : yüksek çözümleme
high sensitivity (HS) : yüksek duyarlılık
highlight : ana başlık, dikkati çeken konular
highly (or high)-enriched uranium (HEU) : en az % 20 U-235 içerecek şekilde zenginleştirilmiş uranyum, silahlardaki oran yaklaşık % 90 U-235 şeklindedir
histogram : istatistik sonuçların vertikal çubuklar veya dikdörtgenler şeklinde ifade edildiği grafik şekli
HLW (high level radioactive waste) : çok özel işlem ve zararsızlandırma gerektiren yüksek düzeyde radyoaktif atık
hold : tutmak
homeostasis : statik olarak devam ettirme ya da bir denge içerisinde koşulları sabit tutma
homogen : özelliği her yerinde aynı olan
hook-up : özel bir tanı veya tedavi yöntemi için elektrod veya kullanılan ekipmanların sıralanma yöntemi
horizontal : yatay
hormone : vücutta çeşitli bezlerden salgılanarak dolaşıma verilen kimyasal maddeler
hospital : hastane
hospital physicist association (HPA) : ingiliz hastane fizikçileri birliği
hospitalization : hastaneye yatırma
host computer : çok terminalli bir sistemdeki merkezi bilgisayar
hot : yüksek düzeyde radyoaktivite için kullanılan genel terim ,sıcak
hot laboratory : yüksek aktiviteli laboratuvar
hot spot : sıcak, aktif odak
hounsfield unit : bilgisayarlı X-ışınlı tomografide kullanılan yoğunluk ölçüm birimi
HPA (hospital physicist association) : ingiliz hastane fizikçileri birliği
HPLC (high performance liquid chromatography) : yüksek performanslı veya basınçlı sıvı kromatografi
HR (high resolution) : yüksek çözümleme
HS (high sensitivity) : yüksek duyarlılık
HUGO (human genome project) : insan genom projesi
humidification : nemlendirme
humidity : nemlilik
HVL (half value layer) : bir ışınımın yoğunluğunu yarıya indirmek için gereken absorban materyalin kalınlığı
HWR (heavy water reactor) : ağır su kullanan reaktör tipi
hybrid : karma, melez
hydration : su ile yüklemek
hyper : aşırı, artmış
hyperemia : doku veya organda kan akımının artması
hyperplazia : organ veya dokunun hücre genişliğinin artması ile büyümesi
hypertrophy : organ veya dokunun hücre sayısının artmasına bağlı olarak büyümesi
hypo : alt, düşük
hypokinesis : hareketin azalması
hypothesis : ön sav
Hz (hertz) :