F


Fab (fragment antigen binding) : antijen bağlayan antikor parçası
face : yüz
facility : olanak, kolaylık tesisi
factor : etmen, katsayı
factor analysis : katsayı çözümleme
failure : yetmezlik, yetersizlik, hatalılık
fallout : nükleer silahlar tarafından oluşturulan radyonüklidlerin atmosferden toprağa transferi, taşınan materyal
false negative : yanlış negatif
false positive : yanlış pozitif
fan-beam : silindirik ışın demeti
fascia : kas ve iç organları saran zar tabakası
fast : hızlı
fast breeder reactor (FBR) : zayıflatılmış uranyum gibi bir materyal kullanarak bölünebilen materyal üreten reaktör tipi
fast neutron reactor (FNR) : hızlı nötronlar ve zayıflatılmış uranyum gibi materyal kullanan reaktör tipi
fasting patient : aç hasta
fatigue : yorulma, yorgunluk
fault : aksaklık
FBR (fast breeder reactor) : zayıflatılmış uranyum gibi bir materyal kullanarak bölünebilen materyal üreten reaktör tipi
fc (fragment constant) : antikordaki sabit olan, değişmeyen kısım
FDA (food and drug administration service) : A.B.D.`de yiyecek, ilaç ve tıbbi malzemeye kullanım izni veren ve denetleyen kuruluş
feasibility : yapılabilirlik, uygun, mümkün
feature : özellik
feed-back : geri besleme
female : kadın
femto : da bir (10-15)
femur : uyluk
fermentation : mayalanma
fertile : verimli
fetus : uterusta 3 hafta ile doğum arası sürede gelişmesini sürdüren yavru
FIA (flourescence immunoassay) : radyoaktivite yerine floresan veren madde ile işaretli analiz yöntemi
fiber : lif
fibrin : protein lifleri, kan pıhtılaşmasında görevli ipliksi protein
fibrinogen : fibrinin öncülü olan madde
fibroma : bağ ve destek dokunun iyi huylu uru
field : alan
field-of-view : görüş alanı (gama kamera)
figure : şekil
file : dosya, bilgi kümesi
film : ince tabaka
film badge : alınan radyasyon dozunu ölçmek için kullanılan radyografik film paketi
filter : süzgeç
filtrate : filtreden geçirilmiş solüsyon
filtration : süzülme
find : bulmak
first : birinci
first aid : ilk yardım
first pass : ilk geçiş
fissile : bir nötron tarafından tetiklendiğine kolaylıkla bölünebilme kapasitesinde olan atom çekirdeği (U-235, U-233, Pu-239, Pu-241)
fission : bölünme, fizyon
fissure : yarık, çatlak
fitting : bağlantı, uyum
fix : sabit
fixed disk : sabit disk
flask : radyoaktif materyali depolamak veya taşımak için kullanılan ileri düzeyde zırhlanmış taşıyıcı
float : serbestlik
floating point : yüzer noktalı, bir işlemci türü
floppy disket : düşük bilgi saklama kapasiteli, hafif ve taşınabilir özellikli bilgisayar diski
flourescence immunoassay (FIA) : radyoaktivite yerine floresan veren madde ile işaretli analiz yöntemi
flow : akış, akım
flow chart : akış şeması
fluid : sıvı
flux : akı, akış; birim olarak santimetre kareden saniyede geçen partikül, enerji vs. miktarı olarak tanımlanır
FNR (fast neutron reactor) : hızlı nötronlar ve zayıflatılmış uranyum gibi materyal kullanan reaktör tipi
FOB (free on board) : araç üzerinde teslim
focal : odaksal
foci : odaklar
focus : odaklamak, odak
follicle : küçük boşluk
food and drug administration service (FDA) : A.B.D.`de yiyecek, ilaç ve tıbbi malzemeye kullanım izni veren ve denetleyen kuruluş
footnote : dipnot
force : kuvvet
forecast : tahmin
foreground : ön bölüm
form : şekil, biçim
format : biçim
formatting : düzenleme, bilgi yüklemeye hazırlama
former : daha önceki
formula translator (fortran) : formül çevirici bilgisayar dillerinden biri
fortran (formula translator) : formül çevirici bilgisayar dillerinden biri
forward : ileriye doğru
FOT (free on truck) : araç üzerinde teslim
found : kuruluş(isim), bulma(fiil)
foundation : vakıf
fourier analysis : fourier isimli matematikçi tarafından yazılan bir dizi matematiksel işlemle gerçekleştirilen analiz yöntemi
fourier transform : bir sinyalin frekans komponentini amplitüdünden zamanın fonksiyonu olarak ayıran matematiksel yöntem
fraction : ayrım, kısım, parça, kesir
fracture : kırık
fragility : direncin olmaması, çabuk kırılabilirlik
fragment : parça, kısım
fragment antigen binding (Fab)  : antijen bağlayan antikor parçası
fragment constant (fc) : antikordaki sabit olan, değişmeyen kısım
frame : çerçeve, belli zamanların görüntüsünün herbiri
frame mode : genellikle zamana bağlı olarak belli aralıklarla bilgi toplama durumu
framework : çatı, iskelet
free : serbest 
free fraction : RIA`da antikor ile bağlanmamış işaretli ve işaretsiz antijen kesri
freeze-dried : dondurularak kurutulmuş, liyofilize edilmiş
freezing : donma
frequency : sıklık, yinelenme, yoğunluk
frigofiric : soğutmalı
full width at full maximum (FWFM) : maksimum yükseklikteki tam genişlik
full width at half maximum (FWHM) : yarı yükseklikteki tam genişlik
fume : bir mikrondan küçük ve uçucu partikül
fume hood : partikül çeker ocak
fundamental : temel
fungal : mantara ilişkin
fuse : sigorta
fusion : çekirdek birleşmesi, füzyon
fusiple : eriyebilirlik
future : gelecek
FWFM (full width at full maximum) : maksimum yükseklikteki tam genişlik
FWHW (full width at half maximum) : yarı yükseklikteki tam genişlik