E


EANM (european association of nuclear medicine) : avrupa nükleer tıp topluluğu
EAROM (electrically alterable read only memory) : elektrik akımı ile değişebilir sadece okunabilir bellek
echo : yankı, ses
ectopic : normal yerin dışında bulunma
edge : kenar
edge enhancement : kenar belirginleştirilmesi
edit : yazımlamak, bir yazıyı baskıya hazırlamak, düzeltmek
education : eğitim
effect : etki
effective half-life : biyolojik yokedim ve radyoaktif bozunum ile belirli bir radyoaktif maddenin yarılanması için geçen süre
effective renal plasma flow (ERPF) : plazmada bulunan bir maddenin izlenmesine göre saptanan renal kan akımı
efficiency : etkinlik
EIA (enzymimmunoassay) : antijen veya antikorun enzim ile işaretlendiği analiz yöntemi
eject : atmak, fırlatmak
ejection fraction : sol ventriküle dolan kan ile vücuda atılan kan hacmi arasındaki farkın sol ventriküle dolan kan hacmine oranı
ejector : fışkırtıcı, fırlatıcı
elbow : dirsek eklemi
election : oy verilerek yapılan seçim
electric field strenght : elektriksel alandaki yoğunluğun ölçüsü, birimi metrede volt (V / m)` dur
electrically alterable read only memory (EAROM) : elektrik akımı ile değişebilir sadece okunabilir bellek
electrode : elektrod
electromagnetic field (EMF) : bir kaynaktan çıkan elektromagnetik ışımanın diğer bir objeyi etkileyebildiği alan
electromagnetic radiation : vakum veya bir madde içerisinde gidebilen elektrik ve magnetik dalga çeklindeki ışınım tipi
electromagnetic spectrum : frekanstaki artış veya dalgaboyundaki azalışa göre bütün elektromagnetik ışınımların sıralanması
electron : protonun 1836`da biri kütleye sahip ve negatif elektriksel yükü bulunan atom partikülü
electron capture : aton çekirdeğinin yakın yörüngedeki bir elektronu yakalayarak yeni bir nüklid oluşturması ve nötrino salınımı
electron volt (eV) : iki ucu arasında bir voltluk potansiyel farkı bulunan bir iletkende hareket eden elektronun kazandığı kinetik enerji, sembolü eV` tur
element : aynı atom numaralı atomların oluşturduğu madde
elimination : ayırma, eleme
ELISA (enzyme linked immunosorbent assay) : enzim ile işaretli ve immunosorbsiyon tekniği kullanan analiz yöntemi
eluate : elüsyon sonucu oluşan sıvı, sağım materyali
elution : kimyada bir materyali yıkamayla serbestleştirme, sağma işlemi
emanation : radyoaktif bir elementin radyoaktif gaz yayarak parçalanması (radyum-radon)
embedded : araya sokulmuş
embolus : kan pıhtısı, yağ, hava vb gibi bir maddenin damarda tıkanma yapması
emergency : ivedilik, aciliyet
EMF (electromagnetic field) : bir kaynaktan çıkan elektromagnetik ışımanın diğer bir objeyi etkileyebildiği alan
emission : yayılma, yayımlama
emitter : yayan, çıkaran
empirical : deyenime dayanan, rakamsal olmayan
emptying : boşalma
emulsion : sıvının sıvı içinde dağılması
enable : yapabilir
enclosure : kutu
endo :
endocrine gland : iç salgı bezi
endocytosis : bir maddenin hücre içine alınması
endothermic : ısı alan, enerji alan
end-stage : son etap
enema : ilaçlı X-ışınlı testlerde oral veya rektal olarak kullanılan kontrast maddelerin genel adı, lavman
energy : güç, kuvvet
energy resolution : farklı enerjideki fotonları birbirinden ayırtedebilme yeteneği
energy window : enerji aralığı
engine : motor
enhancement : abartılma, belirginleştirme
enriched : zenginleştirilmiş
enriched uranium : zenginleştirilmiş uranyum, içeriğindeki U-235 ve U-238 oranı % 0.7`lik doğal oranın üzerinde olan uranyum, reaktörde kullanılan uranyum genellikle % 3.5 U-235 düzeyindedir
environment : çevre
environmental : çevresel
enzyme linked immunosorbent assay (ELISA) : enzim ile işaretli ve immunosorbsiyon tekniği kullanan analiz yöntemi
enzymimmunoassay (EIA) : antijen veya antikorun enzim ile işaretlendiği analiz yöntemi
epitope : antijendeki antijenik özelliği belirleyen kısım
eponymous : bir kişi ile ilişkili
EPROM (erasable programmable read only memory) : silinip tekrar programlanabilen sadece okunur bellek
equation : denklem
equilibrium : denge
equipment : aygıtlar bütünü
equivalent : eşdeğer
equivocal : iki anlamlı, şüpheli
erasable programmable read only memory (EPROM) : silinip tekrar programlanabilen sadece okunur bellek
erase : silme
ERPF (effective renal plasma flow) : plazmada bulunan bir maddenin izlenmesine göre saptanan renal kan akımı
error : hata
erythema : damarların genişlemesine bağlı olarak deride kızarıklık oluşması
erythrocite : alyuvar
escape : kaçma, sıvışma, programdan çıkma
establishment : kurmak, kurum, örgüt
estimate : tahmin etmek, kestirmek
etc...  : vesaire
EURATOM (european atomic energy community) : avrupa atom enerjisi topluluğu
european association of nuclear medicine (EANM) : avrupa nükleer tıp topluluğu
european atomic energy community (EURATOM) : avrupa atom enerjisi topluluğu
european organization for nuclear research (CERN) : cenevredeki avrupa nükleer araştırma organizasyonu
eV (electron volt) : iki ucu arasında bir voltluk potansiyel farkı bulunan bir iletkende hareket eden elektronun kazandığı kinetik enerji, sembolü eV` tur
evaporation : sıvı veya katı bir maddenin buharlaşması
evolution : ilerleme, yenilik, gelişme
exa : katı (1018)
exact : tam
exchange : değiş tokuş
excipient : hazırlanacak ilaçlara uygun şekil veya tat vermesi için kullanılan katkı maddesi
excitation : bir ışınımın enerjisini başka bir atom veya moleküle iyonizasyon oluşturmadan yüklemesi
excretion : boşaltım, boşaltma
execute : bilgisayarda şifrenin çözülmesi ve işlemin yapılması
exercise : egzersiz, düzenli fiziksel hareket
exhalation : soluk verme, dumanı dışarı atma
exhaust : dış atım
exitation : uyarılma
exosphere  : dünya atmosferinin en dış katmanı, yeryüzünden yaklaşık 400 km uzaklıktadır
exocytosis : bir materyalin hücre dışına atılması
expectation : umut, ümidetme
experiment : deney
expiration : soluk verme 
expiry date : son kullanma tarihi, kullanılabilirlik süresi
explosive : patlayıcı
exposure : yayılma,ışın salınması, ışına maruz kalma
expression (genetic) : RNA veya protein gibi genetik bir materyalin hücre tarafından sentezlenmesi
external : dış, dışa ait
extracellular : hücre dışı
extract : özet, öz
extraordinary : olağan dışı
extrapolation : gözlenen değerlere dayanarak bunların dışında kalan değerlerin hesaplanması
extreme : en uç, en son, ileri düzeyde, aşırı
extremities : gövde haricinde kol ve bacak
extrinsic resolution : gama kamera detektöründe kolimatör takılı iken yapılan rezolüsyon ölçümü
extrinsic uniformity : gama kamera detektöründe kolimatör takılı iken yapılan uniformite ölçümü
eye : göz