B


B.P.(british pharmacopoeia) : ingiliz farmakopisi
back scattering : geri saçılma
background : geri plan, doğal fon, zemin, geçmişin birikimi
backspace : geriye alma
back-up : silinme veya kaybolma olasılığı olan verileri saklayarak yedeklemek, arşivlemek
badge : nişan, işaret, kimlik
bake : fırınlamak
balance : denge, terazi
ball : bilya, top, top gibi yuvarlak
bar phantom : çubuk fantom, çizgisel özellikleri olan simülatör
barrel distortion : gama kamera görüntüsündeki çizgisellik bozulmasının dışa doğru olması
barrier : engel
baryon : protona eşit veya daha fazla kütlesi bulunan bir elementer partikül türü, nucleon ve hyperon`lar baryon türüdür
baseline : bir değerler dizininin en temel ve düşük değer çizgisi
basic : temele ilişkin
BASIC (beginners all-purpose symbolic instruction code) : yeni başlayanlar için her amaca uygun simgesel eğitim kodu içeren bilgisayar dili
batch : topluca hazırlanan, bir seferde çalışılan, grup
batch processing : grup halinde işlem
battery : pil
baud : bilgisayarda veri taşıma hız birimi, saniyede gönderilen hız miktarı
beam : demet, hız demeti
becquerel (Bq) : radyoaktivite miktar birimi, 1 sn`de bir parçalanma gösteren miktar 1 Bq`dir
bedside protection : radyonüklid tedavi sırasında hastaya hizmet eden personeli ve yakınlarını radyasyondan korumak için geliştirilmiş kavram
beginners all-purpose symbolic instruction code (BASIC) : yeni başlayanlar için her amaca uygun simgesel eğitim kodu içeren bilgisayar dili
BEIR (advisory committee on the - biological effects of ionizing radiation) : A.B.D.`de iyonize radyasyonun biyolojik etkilerine ilişkin tavsiye komisyonu
bench test : laboratuvar denemesi, sıralı veya sabit test
bender-blau camera : tek bir kristal ve kolimatör yerine herbiri ayrı ayrı kolimatörlü çok kristalli kamera (digital autoflouroscope)
beneficiation : yararlanma, faydalanma, kar etme
benign : iyi huylu, selim
beta particle : elektron ile benzer (+) veya (-) yüklü ışınım özellikleri olan ve çekirdekten yayınlanan partikül
betatron : elektron hızlandırıcı
BeV (billion electron volts) : 109 elektron volt
bias : meyil, eğilim, bir tarafı tercih
bienally : iki yılda bir
billion electron volts (BeV) : 109 elektron volt
binary : iki tabanına dayanan sayı sistemi
binary digit : bit adı da verilen 0 veya 1 sembollerinden biri
binder : bağlayıcı, bağ
binding : bağlayıcı, bağlanma
binding energy : bir atomun çekirdeğini parçalamak için gereken minimum enerji miktarı
binominal : iki kavramdan oluşan
bioassay : in vivo veya in vitro sayım yöntemiyle vücut içerisindeki bir radyoaktif materyalin cins, miktar ve konsantrasyonunun ve bazı olgularda da lokalizasyonunun saptanması
biodistribution : biyolojik dağılım
biological effects of ionizing radiation - advisory committee on the (BEIR) : A.B.D.`de iyonize radyasyonun biyolojik etkilerine ilişkin tavsiye komisyonu
biological half life (Tb1/2) : biyolojik yarı ömür, bir maddenin uygulanan dozunun yarısının biyolojik yolla atılması için geçen süre
biopsy : canlı dokudan örnek alınması
biosphere : dünyanın yaşam bulunan zonu
biplane imaging : iki yüzeyin görüntülenmesi
bit : 0 yada 1 değerini alabilen en küçük bilgi birimi
bivalent : çift değerli
bladder : mesane
blank : boş
blast furnace : yüksek fırın, izole fırın, hava akımlı fırın
bleeding : kanama
blister : kabartı, bül,büllöz karakterde olan
blocking antibody : antijen ile birleşerek diğer antijen-antikor reaksiyonunu engelleyen antikor
blood : kan 
blood flow : kan akımı
blood pool imaging : kan havuzu görüntülenmesi
blood pressure : kan basıncı
blood pressure (BP) : kan basıncı
blood-brain barrier : kan beyin bariyeri
BMD (bone mineral dansitometry) : kemik mineral yoğunluk analizi
board : elektronik aygıtlardaki kart, yazı tahtası, levha, karton
body : vücut
body burden : insan veya hayvan vücudunda herhangi bir zamanda bulunan toksik veya radyoaktif madde miktarı
body surface area (BSA) : vücut yüzey alanı
boil : kaynama
boiler : kaynatıcı, kazan
boiling water reactor (BWR) : reaktörde suyun kaynaması ile doğrudan buhar üretimi yapılan hafif su reaktörü tipi
bolus : yoğun, sıkı, konsantre hale getirilmiş ve bir kerede uygulamaya hazır madde
bone : kemik  
bone marrow : kemik iliği
bone mineral dansitometry (BMD) : kemik mineral yoğunluk analizi
bone seeker : vücuda verildiği zaman kemiklerde birikme özelliği olan
booster injection : antikor oluşturmak için belli aralıklarla antijen enjekte edilmesi
bootstrap : bilgisayar açılınca oluşan ve bellekte kalıcı olarak yerleşen özyükleme
borderline : sınırda, şüpheli
bottom : dip, alt
bound fraction : RIA`da antijenin antikor ile bağlanması sonucunda oluşan kısım, bağlı kesir
boundary : sınır 
bovine : öküze ait
bowel : barsak
BP (blood pressure) : kan basıncı
Bq (becquerel) : radyoaktivite miktar birimi, 1 sn`de bir parçalanma gösteren miktar 1 Bq`dir
brachytherapy : kanser tedavisi için radyasyon kaynağının vücudun üzerine veya içerisine uygulanması
bragg effect : özgül iyonizasyon sonunda ani düşüş
brain : beyin
branch : dal
break : kesmek, ara vermek, bırakmak
breakthrough : sızıntı, kaçak
breast : göğüs, meme
breast feeding : anne sütü ile beslenme
breath : soluk
bremsstrahlung : yüklü partiküllerin yavaşlaması sonucu sürekli bir spektrum şeklinde oluşan ikincil ışınım
brief : yüzeysel, özet
brightness : parlaklık
british pharmacopoeia (B.P.) : ingiliz farmakopisi
british thermal unit (BTU) : deniz seviyesinde bir pound suyun sıcaklığını bir fahrenheit arttırmak için gerekli enerji miktarı
BSA (body surface area) : vücut yüzey alanı
BTU (british thermal unit) : deniz seviyesinde bir pound suyun sıcaklığını bir fahrenheit arttırmak için gerekli enerji miktarı
bubble : kabarcık, hava kabarcığı
buffer : tampon, ara bellek
bug : arıza, bilgisayar yazılım veya donanımındaki kusur
bulk : yığın
bundle : küme, deste
burning : yanma,yakma,tutuşma
bus : veri taşıtı, çubuk iletken
butterfly-needle : kelebek iğne
BWR (boiling water reactor) : reaktörde suyun kaynaması ile doğrudan buhar üretimi yapılan hafif su reaktörü tipi
by-product : ara ürün
byte : komutların tanıdığı temel bilgi birimi