A


A (ampere) : amper
abbreviation : kısaltma
abdomen : karın, batın
abdominal : karna ilişkin, batına ilişkin
aberrant : olağan dışı, normal yerinden farklı yerde olan
aberration : sapma, yarıda kalma
ability : yetenek
ablation : etkinliği sonlandırma, köreltme
abort : işlemi vaktinden önce bitirme
abortion : düşük ( yapma )
abortus : düşük  
abscissa : grafikteki yatay ( horizontal ) eksen
abscopal effect : bir radyasyon etkisi, vücutta radyasyona maruz kalan bölgenin dışında görülen ve önemsiz dozun neden olduğu etki
absence : bulunmama, yokluk
absolute : mutlak
absorbed dose : soğurulmuş doz
absorbed dose index (DI) : yoğunluğu 1 g cm-3 olan yumuşak doku eşdeğeri materyalden yapılmış ve çapı 30 cm olan kürenin merkezinde absorbe edilen maksimum doz
absorbed dose rate : birim zamanda absorbe edilen doz (rad/gün, rad/saat vb...)
absorbent : emici, emen
absorption : emme, içine çekme
abstract : özet
abundance : bulunma çokluğu
AC (alternating current) : alternatif akım, normal şehir elektriği
accelerated : hızlandırılmış
accelerator : hızlandırıcı, yüklü bir partiküle yüksek kinetik enerji kazandırarak bir hedefe yönlendiren aygıt
accept : kabul etme, benimseme
acceptable : kabul edilebilir
acceptable minimum detectable amount (AMDA) : ölçüm yöntemlerinin ölçebildiği en küçük miktardaki radyoaktivite
acceptor : alıcı, alan
access : erişim, erişme
access time : bir veriye ulaşmak için geçen süre
accessory : yardımcı, ek, tali
accident : kaza
accountable sealed radioactive source : yarı ömrü 30 güne eşit veya daha fazla olan korumalı radyoaktif kaynak
accuracy : doğruluk
accurate : doğru, tam
ACD (acid citrate dextrose) : antikoagülan olarak bir çok radyofarmasötik işaretleme işleminde kullanılan madde
acid citrate dextrose (ACD) : antikoagülan olarak bir çok radyofarmasötik işaretleme işleminde kullanılan madde
acinus : bez odacıkları
ACK (acknowledgement) : hatırlama, bilimsel yayınların sonundaki teşekkür başlığı
acknowledgement (ACK) : hatırlama, bilimsel yayınların sonundaki teşekkür başlığı
acoustics : ses bilim, ses yansıması
acquire : elde etmek, kazanmak, işlem
acquisation : veri toplama
actinides : actinium-89`dan lawrencium-103`e kadar olan tümü radyoaktif 15 elementi içeren grup
activation : bir reaksiyonu gerçekleştirebilme gücü, işlev gücü, aktivasyon
activation analysis : karekteristik radyasyon ile ayırdetme yöntemi
active : etkin 
active lymphocyte : antijeni tarafından uyarılmış T lenfositi
active transport : bir maddenin elektrokimyasal gradiyente karşı konsantre olma mekanizması
activity (radioactive) : belli bir radyonüklidde birim zamanda oluşan radyoaktif parçalanma miktarı
activity concentration : birim havada bulunan radyoaktif madde miktarı veya bir maddenin birim kütle veya volümündeki radyoaktivite miktarı
actual : gerçek, güncel
acute : akut, had, ağır, şiddetli
acute exposure : kısa bir sürede ışınlanma, ani etkilenme
adaptation : uyum, uyum sağlama
adapter : uyarlayıcı
ADC (analog-digital converter) : puls yüksekliği gibi analog bir sinyali bilgisayarın tanıyabileceği sayısal bilgi haline çeviren elektronik bölüm
addition : eklenti, toplama
adenine : nükleotid`i oluşturan temel amino asitlerden biri
adenoma : salgılama özelliği olan dokuların genellikle iyi huylu olan tümörü
adenopathy : lenf bezlerinin hastalık hali (büyüme, şekil bozukluğu, çevre dokuya yapışıklık, vb.)
adenosine triphosphate (ATP) : bünyesindeki fosfat bağlarında yüksek enerji bulunan ve organizmada enerji gerektiren olaylarda kullanılan bileşik
adequate : yeterli, uygun
adherence : yapışma
adhesive : yapışkan
adipose : yağlı, yağlı taraf
adjacent : yardımcı, komşu
adjustment : düzeltme, ayarlama
adjuvant : yardımcı madde
administer : uygulamak, tatbik etmek
administration : uygulama, ilaç verilmesi
administrative : idari
adolescence : ikincil seks karakterlerinin geliştiği süreç, 11-19 yaş
adrenergic : epinefrin tarafından aktive edilen veya epinefrin salgılayan
adsorbent : soğurgan, soğurucu
adult : yetişkin
advance : gelişkin, daha ileri
advanced gas-cooled reactor (AGR) : gelişmiş gaz soğutmalı reaktör
adverse : ters, istenmeyen
AECL (atomic energy of canada ltd) : kanada atom enerjisi kurumu
aerator : havalandırıcı
aerial : hava ile ilişkili olan
aerosol : bir gaz içerisinde sıvı veya katı partikül süspansiyonu
affinity : meyli olmak
afterloading : önce uygulayıcı veya kılavuzun yerleştirilip sonra radyoaktif kaynağın yerleştirildiği radyoterapi türü
agar : deniz yosunlarından elde edilen ve besi yerlerinde kullanılan jelatinimsi madde
age : yaş, çağ, devir
agenda : gündem
agent : bir etki oluşturma yeteneği olan herhangi bir güç, ilke veya madde, ajan
agglomerate : bir grup partikülün yüzey gerilimi veya van der Waals kuvveti ile biraraya getirilmesi
agglutinant : yapıştıran, çökelten
agglutination : çökelme, çökme, kümeleşme
aggreement : anlaşma, uyuşma
aggregate : küme, kolaylıkla kopmayan çeşitli komponentlerin oluşturduğu heterojen bir partikül
aging : yaşlanma
agitation : rahatsız ederek sallama
agitator : karıştırıcı
agonist : paralel etki gösteren, bir diğerinin etkisini arttıran
AGR (advanced gas-cooled reactor) : gelişmiş gaz soğutmalı reaktör
air : hava
airborne radioactivity : hava içerisinde çözünmüş, karışmış veya dağılmış herhangi bir kimyasal veya fiziksel formdaki radyoaktivite
akinesia : hareketsizlik
ALAP (as low as practicable) : eski ve şimdi kullanılmayan ALARA terimi
ALARA (as low as reasonably achievable) : uygulanabilir en makul düşük doz
algebra : cebir
algorithm : matematiksel işlemler ve düşünceler dizini, belli bir mantığa göre düşünme veya aktivitelerin sıralanması
ALI ( annual limits on intake ) : her radyonüklid için farklı olarak vücut içerisine bir yılda alınabilecek en fazla miktar
aliasing : yetersiz örnekleme veya ölçüm hızı nedeniyle düşük frekanslı bir sinyal gözlenmesi
alignement : hizalama
alignet : ayarlanmış, işaretlenmiş
aliquant : bir bütünü kalıntılı olarak bölen, örneğin 5, 16`nın aliquantı`dır
aliquot : bir solüsyonun miktar ilişkisi içerisindeki bir bölümü, bir bütünü kalıntısız bölen
alkali : baz, bazik
alkylation : alkilleme
all purpose : bütün amaçları içeren
allel : özgül bir kromozom üzerinde aynı pozisyona yerleşen bir veya daha fazla gen serisi
allobar : normalde bulunan biçiminden farklı ortalama atom ağırlığı bulunan izotopik kompozisyondaki element biçimi
allocate : ayırmak
allogenic : aynı cinsten ancak antijenik yapısı farklı olan
allograft : aynı cins dokunun nakli
allow : izin vermek, bırakmak
alpha particle : bir helyum çekirdeği
alphanumeric : harfsayısal
alternating current (AC) : alternatif akım, normal şehir elektriği
alternative : diğer seçenek
ALU ( arithmetic and logic unit ) : bilgisayar içerisinde bütün matematiksel işlemlerin yapıldığı birim
aluminum equivalent : özgül koşullarda 1100 tip aluminyum levhaya eşdeğer zırhlama yapan materyal kalınlığı
alveolus : akciğerdeki hava kesecikleri
ambient : çevresel, doğal olarak varolan
AMDA (acceptable minimum detectable amount) : ölçüm yöntemlerinin ölçebildiği en küçük miktardaki radyoaktivite
american national standarts institute (ANSI) : amerikan ulusal standartlar enstitüsü
american nuclear society (ANS) : amerikan nükleer topluluğu
american standart code for information interchange (ASCII) : veri taşımada kullanılan en önemli kodlama sistemi
aminoacid : proteinlerin yapıtaşı
ampere (A) : amper
amplifier : yükseltici
amplitude : genlik
AMU (atomic mass unit) : atom kütle birimi, Karbon-12 atomunun yarısına eşit kütle birimi
anabolizma : yapım olayları, sentez, üretim olayları
analog : benzeşik, örneksel, andıran, benzer, sayısallaştırılmamış
analog computer : sayısallaştırılmamış verileri işleyen ilk dönem bilgisayarı
analog image : sayısallaştırılmamış görüntü, analog bir kamera ile alınan görüntü
analog-digital converter (ADC) : puls yüksekliği gibi analog bir sinyali bilgisayarın tanıyabileceği sayısal bilgi haline çeviren elektronik bölüm
analyser : çözümleyici
analysis : çözümleme
analyte : incelenen madde
anammestic response : immün yanıt
anatomy : insan vücudunun normal şekli ve yapısı ile organlar arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim
and/or : ve/veya
androgen : erkek cinsiyet hormonlarının genel ismi
anemia : kansızlık
anergy : belirli antijenlere cevapsızlık
aneurysm : normal damar duvarı yapısının bozularak balonlaşması
anger camera : Hall Anger tarafından geliştirilen ilk ve analog gama kamera
angle : açı
angstrom : santimetrenin yüzbindebiri (10-8 cm)
anhydrous : suyu bulunmayan, susuz
anion : negatif yüklü iyon
anisotropic : farklı yönlerde farklı özellikleri bulunan
annihilation : pozitronun yokolması, ortadan kalkma
annual limits on intake (ALI) : her radyonüklid için farklı olarak vücut içerisine bir yılda alınabilecek en fazla miktar
annual reference level of intake (ARLI) : 20 mSv` e eşit düzeyde etki oluşturacak düzeyde bir yılda vücut içine alınan radyoaktif madde miktarı, birimi Becquerel`dir
anode : pozitif elektrot, anyonları toplayan elektrot
ANS (american nuclear society) : amerikan nükleer topluluğu
ANSI (american national standarts institute) : amerikan ulusal standartlar enstitüsü
antagonist : başka bir maddenin etkisini azaltıcı etki gösteren
antecubital : kol ve önkol birleşiminin iç kısmı
anterior : ön
antibody : vücudun savunması amacıyla vücuda yabancı herhangibir şeye karşı oluşan madde, antikor
antibody coated : antikor kaplı
anticaogulant : kanın pıhtılaşmasını önleyici madde
antigen : antikor oluşturma yeteneği olan, organizma için yabancı sayılabilecek her türlü madde
antigenic determinant : antijenin antikora bağlandığı kısım
antigenicity : immünolojik bir reaksiyonu teşvik edebilme yeteneği
antimatter : karşıt madde, atom
anti-particle  : her partikül için zıt yüklü bir partikül
antisense RNA : mRNA`nın işlevini bloke eden RNA molekülü
antiserum : belli bir antijene karşı özgül antikoru bulunduran serum, karşıt serum, koruyucu serum
apex : tepe
apoptosis : hücre ölümü
apparatus : aygıt
apparent : görünen, izlenebilen
application : uygulama
approach : yaklaşım
approximate : yaklaşık
approximation : yaklaştırma, yaklaşım
aqueous : akışkan, sulu ortam içeren
architecture : yapı, mimari
area radiation monitoring (ARM) : alansal radyasyon izlenmesi
areameter : alan ölçer
argument : tartışma, sav
arithmetic and logic unit (ALU) : bilgisayar içerisinde bütün matematiksel işlemlerin yapıldığı birim
ARLI (annual reference level of intake) : 20 mSv` e eşit düzeyde etki oluşturacak düzeyde bir yılda vücut içine alınan radyoaktif madde miktarı, birimi Becquerel`dir
ARM (area radiation monitoring) : alansal radyasyon izlenmesi
arrangement : düzenleme
array : dizey
array processor : dizey işlemci
arrow : ok
artery : temiz kan taşıyan damarlar
articulatio : eklem
artifact : normalde olmaması gereken bulgu, fonksiyona istenmeden katılan etki
artificial : yapay
artificial intellinge : yapay zeka
as low as practicable (ALAP) : eski ve şimdi kullanılmayan ALARA terimi
as low as reasonably achievable (ALARA) : uygulanabilir en makul düşük doz
ascendent : çıkan, yükselen
ASCII (american standart code for information interchange) : veri taşımada kullanılan en önemli kodlama sistemi
ascites : batında sıvı toplanması
ash : kül
aspect : görünüş, bakış, taraf
asphexia : oksijen yokluğu nedeniyle boğulma
aspirator : emici
asplenia : dalağın bulunmaması
assay : bir karışımdaki özel bir katışkanın miktarını saptama veya bir ilacın etkisini belirleme
assemble : çevirmek
assembly : kurgu, birbirine irtibatlanmış parçalar bütünü
assembly language : minibilgisayar sistemi için sembolik formda yazılan komutlar
assign : atamak
association : birleşme, ortaklık
assumption : varsayım
astroid : yıldız şeklinde
asymmetry : simetrisizlik, asimetri
asynchronous : eş zamanlı olmayan
asynergy : uyumsuzluk, birlikte gerçekleşememe
asystole : kalpteki kasılma yetersizliği
atelectasis : büzüşme, sönme
atom : elementin kendi özelliklerini taşıyan en küçük birimi
atomic energy : parçacık erki
atomic energy of canada ltd (AECL) : kanada atom enerjisi kurumu
atomic mass number : atom kütle numarası, sembolü (A)`dır
atomic mass unit (AMU) : atom kütle birimi, Karbon-12 atomunun yarısına eşit kütle birimi
atomic number : atom numarası, bir atomun çekirdeğinde bulunan protonların sayısı, sembolü (Z)`dir
atomic vapour laser isotope separation (AVLIS) : bir uranyum zenginleştirme yöntemi
atomic weight : bir elementin normal atomunun ortalama ağırlığı
atonic : dermansız, zayıf
atony : zafiyet, kuvvetsizlik
atopy : genelde immün reaksiyon yaratmayan allerjenlere karşı oluşan kalıtımsal duyarlılık
ATP (adenosine triphosphate) : bünyesindeki fosfat bağlarında yüksek enerji bulunan ve organizmada enerji gerektiren olaylarda kullanılan bileşik
atrophy : herhangi bir dokunun anatomik olarak küçülmesi veya fonksiyonlarda ve boyutta kayıp, azalma
attachment : bağlantı, ek
attenuation : zayıflatma, engelleme, inceltme, azaltma, güçsüzleştirme
attenuation coefficient : zayıflatma katsayısı
attitude : vücudun pozisyonu veya duruşu
atto : da bir (10-18)
attraction : cazibe, alımlılık, çekim
auger electron : çekirdekten yayılan gama ışınını absorbe ederek atomdan dışarı atılan yörüngesel elektron
auricular : kulağa ve işitme duyusuna ilişkin
author : bilimsel yazar
automatic : kendi başına işlerliği olan
autoradiography : doku veya diğer bir materyaldeki radyoaktivite dağılımını film üzerine fotoğraflamak
autorefrigeration : kendi kendine soğutma
auxiliary   : yardımcı
auxiliary storage : yardımcı bellek
avagadro`s number : bir elementin gram atomik ağırlığındaki atom sayısı veya bir maddenin gram moleküler ağırlığındaki molekül sayısı
availabilty : elde edilebilirlik, bulunabilme
avalanche : yüklü tek bir partikülün güçlü bir elektrik alanında hızlandırıldığı zaman nötral gaz molekülleri ile çarpışarak ilave yüklü partikül oluşumuna neden olması, iyonların kümülatif artışı "Townsend ionization" veya "Townsend avalanche" şeklinde bilinir
average : ortalama
avid : istek, arzu
avidity : isteklilik, arzululuk
AVLIS (atomic vapour laser isotope separation) : bir uranyum zenginleştirme yöntemi
avoid : sakınma
axes : eksenler
axial : eksensel
axis : eksen
axis of rotation : dönme ekseni
AZ : tanısal doğruluk veya saptanabilirlik indeksi olarak tanımlanan ROC eğrisi altındaki alan